Flying Twitter Bird Widget By Blogger Modifiye

6 Eylül 2016 Salı

Alıntı köşesi KIŞ HASADI


      Düşündüm de biraz kısa kısa paylaşımlarda bulunursam; hem daha sık, hem daha güncel olabilirim.Madem biraz günlük biraz tarif defteri olduk. Hadi uzatmadan bir kitap alıntısı ile bugünün paylaşımını yapalım.
     KIŞ HASADI
    "Sağlıklı büyümeleri için ağaçları budayan, işine azimle sarılmış bir çift çiftçi gibi hayatımda tohumların ekildiği yerleri aradım ve baktım bir meyve zuhur etmiş mi? Hiçlikten erken bir yaşta haberdar oldum, fakat mevcut azıcık hayat tecrübemle o boşluğu zikrullah yerine dünya oyuncaklarıyla doldurdum..."  Shems Friedlander
     'Meyve zuhur etmiş mi' o iç muhasebe devam ederken; 'ne kadar düşünüyorsun?' 'ne kadar muhasebe ediyorsun?' 'Yaşadığın hayatın ne kadar içindesin?' diye sorguya başlamak insana iyi geliyor... Sonra uzaktan; sanal alemlerin dışında, maleyani işlerden uzak yaşayan, gerçekten aldığı her nefesi hissettiğini hissettiren, kitapla, sanatla ve hayatla beslenen, sizdeki letaifi gün yüzüne çıkarabilen, çiçekle böcekle mutlu olabilen, bağ bahçe toprak işlerini seven insanlar olduğunu bilmek;tüm o dünya oyuncaklarıyla aranıza giriyor ve duanıza sebep oluyor.
     Esma okumalarını arttırmak, bunca nimete şükretmek, mucizelerde sıradanlık gözlüklerini çıkartıp gezinmek adeta HAYATı çok boyutlu yaşamak gibi nicelerini katıyor hayatınıza.   

   
       Böyle işte bir zaman instagram hesabımda paylaşmiştım bu yazıyı... Zihni megul eden, üzerine düşündüren hasbihaller güzeldir. sağlıcakla kalın:)

18 Ağustos 2016 Perşembe

SAĞLIKLI ATIŞTIRMALIKLAR




    Bir yerde okumuştum " Hayat; siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir" diyordu. Ne kadar doğru... Kendi küçük, kısır dairelerimizde planlar yapıyoruz  ama yaşadığımız şey tam olarak HAYY- KAYYUM'UN bize bahşettiği; HAYAT, başka bir boyut adeta...  Elhamdüllillah
  
Son günlerde hayatın bana verdiği mesajlarından biri 'kendine dikkat et, biraz sağlığına, beslenmene ve hayatına özen göster, eskisi gibi küçük şeylerle mutlu ol, gül, gülümse ve Yaradılış amacını unutma' demekti. Elhamdülillah bu vesileyle sizlere şekersiz unsuz şahane seçeneklerle döndüm. Bunlardan birinci ise, benim gibi tatlı düşkünü birinin bile tek seferde tatlı ihtiyacını doyuran cinsten...


HURMALI SAĞLIKLI ATIŞTIRMALIKLAR

Malzemeler;
41 hurma
1/2 su bardağı süt
1 avuç ceviz
1/2 su bardağı ruşeym
(ruşeym bulamayanlar; 1 paketten biraz az petibör büskiviyi rondoda çekerek de kullanabilir)
1 çay kaşığı tarçın
1 çay kaşığı zerdeçal
1 tatlı kaşığı susam
Aldığı kadar kakao (3-4 yemek kaşığı kadar)
 Hurmaları yarım saat kadar sütte beklettikten sonra (vitaminlerini kaybetmemesi için) sütle beraber rondoda çekin. Daha sonra ceviz ve 2 yemek kaşığı kakao ile tekrar çekin. İçine kalan malzemeleri de ilave edip dilerseniz bir kaşık yardımıyla yuvarlayın. Dilerseniz bir kalıba basarak 2-3 saat kadar dondurucuda bekletin. Sonra mı? İçiniz rahat gönlünüzce yiyin. 

Afiyet şifa olsun efendim:)

9 Ağustos 2016 Salı

Yine uzun bir aradan sonra MERHABA

      

     En son 22 Kasım 2014 de klavyeye sarılmışım... 2 seneye yakın olmuş yazmayalı... Biraz günlük, biraz tarif defterine dönen blog güncellenmeye hazır:) 
         15 Temmuz 2016 da;Vatanımızın Milletimizin birliğine ve dirliğine kasteden hain işgalci darbe girişiminde yüzlerce kişi ŞEHİT mertebesine yükselirken, binlercesi GAZİ oldu...RABBİM; ÜLKEMİZİ VATANIMIZI HER TÜRLÜ SIKINTI MUSİBET ve HAİNLİKTEN ESİRGESİN...
'Her şerde bir hayır vardır' sırrınca birlik beraberlik her zamankinden ziyadesiyle tezahür etti.
     RABBÜ'L- ALEMİN birlik beraberliğimizi, kardeşliğimizi  DAİM EYLESİN GÜZEL VATANIMIZI HER TÜRLÜ SIKINTI MUSİBET ve HAİNLİKTEN ESİRGESİN...

Bu vesileyle duaya vesile olması için; Risale-i Nur Külliyatından; 1.Lem'ayı da birlikte tekrar okuyalım istedim.


HAZRET-İ YUNUS ibnMettâ Alâ Nebiyyinâ ve Aleyhissalâtü Vesselâmın münâcâtı, en azîm bir münâcattır ve en mühim bir vesile-i icabe-i duadır.1 

Hazret-i Yunus Aleyhisselâmın kıssa-i meşhuresininhülâsası: Denize atılmış, büyük bir balık onu yutmuş.2 Deniz fırtınalı ve gece dağdağalı ve karanlık ve her taraftan ümit kesik bir vaziyette, 3لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّۤ اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ münâcâtı, ona sür’atenvasıta-i necat olmuştur. Şu münâcâtın sırr-ı azîmi şudur ki:

O vaziyette esbab bilkülliye sukut etti. Çünkü o halde ona necat verecek öyle bir Zat lâzım ki, hükmü hem balığa, hem denize, hem geceye, hem cevv-i semâya geçebilsin. Çünkü onun aleyhinde gece, deniz ve hût ittifak etmişler. Bu üçünü birden emrine musahhar eden bir Zat onu sahil-i selâmete çıkarabilir. Eğer bütün halk onun hizmetkârı ve yardımcısı olsaydılar, yine beş para faydaları olmazdı.4 Demek esbabın tesiri yok. Müsebbibü’l-Esbabdan başka bir melce olamadığını aynelyakin gördüğünden, sırr-ı ehadiyetnur-u tevhid içinde inkişaf ettiği için, şu münâcat birden bire geceyi, denizi ve hûtu musahhar etmiştir. O nur-u tevhid ile hûtun karnını bir tahtelbahir gemisi hükmüne getirip ve zelzeleli dağvâri emvac dehşeti içinde, denizi,  o nur-u tevhid ile emniyetli bir sahrâ, bir meydan-ı cevelân ve tenezzühgâhı olarak o nur ile semâ yüzünü bulutlardan süpürüp, kameri bir lâmba gibi başı üstünde bulundurdu. Her taraftan onu tehdit ve tazyik eden o mahlûkat, her cihette ona dostluk yüzünü gösterdiler. Tâ sahil-i selâmete çıktı, şecere-i yaktîn5 altında o lûtf-u Rabbânîyi müşahede etti.

İşte, Hazret-i Yunus Aleyhisselâmın birinci vaziyetinden yüz derece daha müthiş bir vaziyetteyiz. Gecemiz istikbaldir. İstikbalimiz, nazar-ı gafletle, onun gecesinden yüz derece daha karanlık ve dehşetlidir. Denizimiz, şu sergerdan küre-i zeminimizdir. Bu denizin her mevcinde binler cenaze bulunuyor; onun denizinden bin derece daha korkuludur. Bizim hevâ-yı nefsimiz, hûtumuzdur; hayat-ı ebediyemizi sıkıp mahvına çalışıyor.6 Bu hut, onun hûtundan bin derece daha muzırdır. Çünkü onun hûtu yüz senelik bir hayatı mahveder. Bizim hûtumuz ise, yüz milyon seneler hayatın mahvına çalışıyor.
Madem hakikî vaziyetimiz budur.

Biz de, Hazret-i Yunus Aleyhisselâma iktidaen, umum esbabdan yüzümüzü çevirip, doğrudan doğruya, Müsebbibü’l-Esbab olan Rabbimize iltica edip 7 لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَdemeliyiz ve aynelyakin anlamalıyız ki, gaflet ve dalâletimiz sebebiyle aleyhimize ittifak eden istikbal, dünya ve hevâ-yı nefsin zararlarını def edecek yalnız o Zat olabilir ki, istikbal taht-ı emrinde, dünya taht-ı hükmünde, nefsimiz taht-ı idaresindedir. Acaba Hâlık-ı Semâvat ve Arzdan başka hangi sebep var ki, en ince ve en gizli hâtırât-ı kalbimizi bilecek? Ve bizim için istikbali, âhiretin icadıyla ışıklandıracak ve dünyanın yüz bin boğucu emvâcından kurtaracak -hâşâ- Zât-ı Vâcibü’l-Vücuddan başka hiçbir şey, hiçbir cihette, Onun izin ve iradesi olmadan imdad edemez ve halâskâr olamaz. 8 

Madem hakikat-i hal böyledir. Nasıl ki Hazret-i Yunus Aleyhisselâma o münâcâtın neticesinde hûtu ona bir merkûb, bir tahtelbahir ve denizi bir güzel sahrâ ve gece mehtaplı bir lâtif suret aldı. Biz dahi o münâcâtın sırrıyla لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَdemeliyiz.

9 لاَۤ اِلٰهَ الاَّ اَنْتَ cümlesiyle istikbalimize, 10سُبْحَانَكَ kelimesiyle dünyamıza, 11 اِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ fıkrasıyla nefsimize nazar-ı merhametini celb etmeliyiz. 12
Tâ ki, nur-u iman ile ve Kur’ân’ın mehtabıyla istikbalimiz tenevvür etsin ve o gecemizin dehşet ve vahşeti, ünsiyet ve tenezzühinkılâp etsin. Ve mütemadiyen mevt ve hayatın değişmesiyle seneler ve karnlar emvâcı üstünde hadsiz cenazeler binip ademe atılan dünyamız ve zeminimizde, Kur’ân-ı Hakîmin tezgâhında yapılan bir sefine-i mâneviye hükmüne geçen hakikat-i İslâmiyet içine girip, selâmetle o denizin üstünde gezip, tâ sahil-i selâmete çıkarak hayatımızın vazifesi bitsin. O denizin fırtınaları ve zelzeleleri, sinema perdeleri gibi tenezzühün manzaralarını tazelendirmekle, vahşet ve dehşet yerine,nazar-ı ibret ve tefekkürü keyiflendirerek okşayıp ışıklandırsın. Hem o sırr-ı Kur’ân’la, o terbiye-i Furkaniye ile, nefsimiz bize binmeyecek, merkûbumuz olup, bizi ona bindirip, hayat-ı ebediyemizin kazanmasına kuvvetli bir vasıtamız olsun.

Elhasıl: Madem insan, mahiyetinin câmiiyeti itibarıyla, sıtmadan müteellim olduğu gibi, arzın zelzele ve ihtizâzâtından ve kâinatın kıyamet hengâmında zelzele-i kübrâsından müteellim oluyor. Ve nasıl ki hurdebinî bir mikroptan korkar, ecrâm-ı ulviyeden zuhur eden kuyruklu yıldızdan dahi korkar. Hem nasıl ki hanesini sever, koca dünyayı da öyle sever. Hem nasıl ki küçük bahçesini sever; öyle de,hadsiz ebedî Cenneti dahi müştakane sever.

Elbette, böyle bir insanın Mâbudu, Rabbi, melcei, halâskârı, maksudu öyle bir Zat olabilir ki, umum kâinat Onun kabza-i tasarrufunda, zerrat ve seyyârat dahi taht-ı emrindedir.13 Elbette öyle bir insan daimaYunusvâri (a.s.) 14 لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ demeye muhtaçtır.

15 سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
    

1 : Tirmizî, Deavât: 81; Müsned, 1:170. 
2 : bk. et-Taberî, Câmiu’l-Beyân: 17:79-81. 
3 : “Senden başka ilâh yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum.” Enbiyâ Sûresi, 21:87. 
4 : bk. En’âm Sûresi, 6:17; Yûnus Sûresi, 10:107; Fâtır Sûresi, 35:2. 
5 : bk. Saffât Sûresi, 37:146. 
6 : bk. Yusuf Sûresi, 12:53.

7 : “Senden başka ilâh yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum.” Enbiyâ Sûresi, 21:87. 
8 : bk. Kehf Sûresi, 18:23-24; İnsan Sûresi, 76:30; Tekvîr Sûresi, 81:29; Hac Sûresi, 22:65. 
9 : Senden başka ilâh yoktur. 
10 : Sen her noksandan münezzehsin. 
11 : Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum. 
12: bk. Buhârî, Ezan: 149, Tevhid, 9; Müslim, Zikr: 47-48, Hudûd: 23.

13 : bk. Âl-i İmrân Sûresi, 3:180; Zümer Sûresi, 39:63; Şûrâ Sûresi, 42:12; Hadîd Sûresi, 57:10. 
14: “Senden başka ilâh yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum.” Enbiyâ Sûresi, 21:87. 
15 : “Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin.” Bakara Sûresi, 2:32.


  www.sorularlarisale.com